Hemipleji

Hemipleji

HEMİPLEJİ ( İNME )

İnme, dünyada çok sayıda insanı etkileyen en yaygın ve ciddi nörolojik problemdir. Beyin damarlarının tıkanması ya da yırtılması ve beyinde kanama olması sonucu oluşur. Kalp hastalığı ve kanserden sonra üçüncü ölüm nedenidir. İnmeden sonra hayatta kalanların %50-70’i fonksiyonel bağımsızlığını yeniden kazanırken, %15-30’unda kalıcı sakatlık görülür.
Beyindeki bozukluğun yerine göre hastanın kliniği değişir. En sık olarak yarım felç (hemipleji) tablosu yani etkilenen beyin tarafının aksi tarafındaki kol ve bacakta güç kaybı gelişir. Felç olan tarafta his bozulabilir, hastada denge kaybı olabilir, görme, konuşma, yutma fonksiyonları bozulabilir.

 

İnmeli hastaların çoğunun zaman içerisinde belirgin şekilde düzeldiği gösterilmiştir. İyileşme süreci hastadan hastaya değişir. Beyindeki iskemi, ödem, kanama gibi patolojilerin ortadan kalkması ile ilgili iyileşme ilk haftalarda gerçekleşir. Daha sonra ise beyindeki yapısal ve fonksiyonel reorganizasyon (nöroplastisite) ile iyileşme devam eder. Bu reorganizasyon aylarca sürebilir. Yapılan çalışmalar erişkin beyninin fonksiyonel reorganizasyon için önemli bir potansiyel taşıdığını göstermektedir.
İnmeli hastalarda motor iyileşme erken dönemde hızlıdır, genellikle ilk 3 ayda gerçekleşir ve altıncı aya kadar devam edebilir.

İnmeli hastanın rehabilitasyonu akut dönemde başlanan, postakut dönemin yanısıra eve, topluma, işe geri dönüş ve ömür boyu izlemi içine alan aktivitelerin tümü olarak ele alınmalıdır.
Akut dönemde medikal tedavinin yanısıra rehabilitasyon tedavileri de hemen başlanmalıdır. Başlangıçta egzersizler pasif olarak yaptırılır ancak mümkün olduğunca erken dönemde hastanın da katılımı sağlanmaya çalışılmalıdır. Hastanın yatak içinde dönebilmesi, pozisyon değiştirmesi, yatak içinde ve kenarında oturma, tekerlekli sandalyeye geçişi, ayakta durma ve yürümesi hastanın durumuna göre tedricen yaptırılmalı ve hasta teşvik edilmelidir.
İnmeli hastanın rehabilitasyonunda konvansiyonel ve nörofizyolojik tedavi yöntemlerinden yararlanılır. Ayrıca fonksiyonel elektrik stimülasyonu, biofeedback teknikleri ve ortezlerin kullanımı da çok önemlidir. Konvansiyonel tedaviyle eklem hareket açıklığını koruma ve kasları güçlendirmeye yönelik egzersizler yaptırılır ve hastanın mobilize edilmeye çalışılır. Nörofizyolojik tedavi yöntemi olarak nöromüsküler reedukasyon teknikleri ve terapötik egzersizler kullanılır. Amaç kaybedilen motor yeteneklerin yeniden kazanılmasıdır. Kas gücünü arttırmak, ödemi azaltmak, bozulan eklem duyusunun yeniden kazanmak, aktif hareketleri geliştirmek için elektrik stimülasyonu kullanılır. Biofeedback hastaya bilinç düzeyinde farkında olmadığı fizyolojik olaylar hakkında görsel ve işitsel sinyaller vererek vücut fonksiyonlarının farkında olmasını ve onları istemli olarak değiştirebilmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Tedavi sürecinde hastaya yürümesi için ortezler, baston, yürüteç, koltuk değneği gibi yardımcı cihazlar verilebilir ve bunların kullanımı hastaya öğretilir. Hastanın kendine bakım aktivitelerinde mümkün olduğunca bağımsız olması için iş ve uğraşı tedavisi yapılır. Ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı olur. Tedavi programı hastaya özel ve hastanın kayıplarının ciddiyetine göre oluşturulmalıdır. Rehabilitasyon bir ekip işidir. Hasta ve ailesi de ekibe dahil edilmeli ve eğitilmelidir. Tedavi süreci genellikle zorlu ve sabır isteyen bir süreçtir.